2020 Yılında Kişisel Blog Yazmak

Aramızdaki ihtiyarlar biliyorlardır kişisel blogların moda olduğu sosyal medyasız günleri. O günlerde internet yayıncılığı da pek yoktu. En gözde telefonların kameralarının bile hesap makinesinden hallice olduğu dönemlerden bahsediyoruz sonuçta.

Dolayısıyla birçok kişi blog okuyordu, blog yazıyordu. Google algoritmaları da baş belası haber sitelerine bu kadar çok ayrıcalık tanımamış olduğu için bloglar üst sıralara da çıkabiliyordu.

Sonra ne oldu?

Sosyal medya, YouTube icat oldu mertlik bozuldu.

İnsanlar öyle uzun uzun yazmakla uğraşmak yerine girip tek cümlelik yazılar paylaşmaya başladılar. Hatta bırakın yazıyı direkt fotoğraf paylaşıp yazıyı tamamen müfredattan kaldırdılar.

Bloglar yavaş yavaş dökülmeye başlamış oldular böylelikle. Ben de tam bu yüzden 2020 yılında kişisel blog yazmak isimli bir başlık attım bu yazıya.

Kişisel bloglar okunuyor mu?

Yazarak para kazanmak mümkün mü isimli yazımda bu konuya biraz değinmiştim aslında ama üstünkörü yine anlatayım.

Kişisel bloglar adı üstünde kişisel olan web siteleri. Dolayısıyla bu tamamen size bağlı bir konu.

Genelde kişisel bloglar edebiyat parçalarlar. -ben de yapıyorum arada.- Edebiyat parçaladıkları için de okunmazlar. -ben de edebiyat parçalarken okunmuyorum.-

Neden okunmuyorlar?

Çünkü edebiyatı düzgün parçalayamıyorlar. Her zaman diyorum, kimse kimsenin ucuz varoluş sancılarını, aşk acılarını, kişisel bohemlerini özellikle aratıp okumaz. Hele de böyle bir çağda. Hele de bir Dostoyevski değilseniz. Ha bunun farkında olup yine de böyle yazarsınız, o zaman saygı duyarım ama okunmayacağınızın farkında olmanız gerek.

Yeteneğiniz varsa düşük bir ihtimal olsa da keşfedilebilirsiniz. Blog yazarlığından başlayıp kitap çıkaran birçok kişi oldu sonuçta.

Bir de Google faktöründen bahsetmiştik. Haber siteleri kabus gibi hemen hemen bütün sektörleri ele geçirmiş durumda. Film izle diye aratıyorsunuz, ilk sayfalarda yine haber siteleri çıkıyor. Durumun vehameti ortada.

Bu konuda yazmış olduğum Nedir bu haber sitelerinden çektiğimiz? isimli yazımı okumanızı öneririm.

Bloguma nasıl hit alabilirim?

İlk önce sağlam bir anahtar kelime araştırması yapıp öyle içerik eklemek gerekiyor. Ne kadar marjinal fayda o kadar hit. E bu durum oluşunca da pek bir kişiselliği kalmıyor blogun.

Niş blog açıp sadece belli bir konu etrafında yazmayı denerseniz daha başarılı olursunuz. Dolayısıyla herhangi bir konuda, yeteneğiniz de varsa sadece o alana yönelik çalışmanız size hit getirecektir.

SEO’ya en azından ufaktan hakim olmak fayda sağlayacaktır. Paranız varsa ücretli SEO desteği ile siteniz güzel hit alabilir.

Bütün SEO kriterlerini burada sıralamak istemiyorum ama hit almak istiyorsanız aşağı yukarı yapmanız gerekenler belli ve maalesef bu durum sizin blogunuzu kişisellikten uzaklaştırıyor biraz.

Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün Mü?

Hep diyorum yaptığımı yapmayın, dediğimi yapın diye. Yukarıda linkini verdiğim yazımda bu konuya değindim. Eğer benim yaptığım gibi oldukça kişisel ve genel bir blog açayım derseniz baştan söyleyeyim kazanamazsınız. Çok çok zor…

Kazanmak için ya niş blog açıp güzel özgün ve doyurucu içerik üretmelisiniz ya da ekip olarak çalışıp hareket etmelisiniz. Tek kişinin içerik girerek büyütmeye çalıştığı genel bir Türkçe blog maalesef pek kazandırmaz. Bakmayın siz internetteki o atıp tutanlara.

Hobi olarak düşünürseniz tabi bu toplara girmeye hiç gerek yok.

kisisel blog yazmak

Günümüzde Kişisel Blogların Durumu

İnternet o eski yıllardan kalmış olan binlerce terk edilmiş blog kaynıyor. Ziyaret etmeyi çok seviyorum o blogları çünkü bana terk edilmiş ve içine yıllardır girilmemiş ormandaki klübeler gibi geliyorlar. Anlamsız bir hüzne kapılıyorum ayrıca. Bu hüznü hissetmemin nedeni belki de kendi blogumun da belki bir gün o durumlara düşme ihtimalini aklıma getiriyor oluşum olabilir.

Her eser kendi tarihinden izler bırakır. Bundan on yıl öncesini o bloglar insana öyle taze bir şekilde anımsatıyor ki…

Onun dışında aktif olan bloglara gelirsek bu bloglar eskiden beri güncelliğini koruyup hali hazırda ünlü olan bloglar, sürekli açılıp bir süre sonra terk edilen/edilecek bloglar ve para kazanma hayali uğruna açılmış bloglar olarak üçe ayrılıyor.

İlk grubu konuşmaya bile gerek yok. Adamlar/kadınlar yıllardan beri yazıyorlar, bir yerlere gelmişler ve kişisel blog kavramının öncüleri.

İkinci grup ilk grup kadar şanslı değil çünkü bu devirde okuyucu kazanabilmeleri hiç kolay değil. Okunmadıkça sabırları bitiyor ve böylece bir noktada pes ediyorlar. Nadir bir kısmı kayda değer içerikler üretebiliyor ve böylece ayakta durabiliyor.

Üçüncü grup ise internetten blog yazmanın para kazandıran bir eylem oluğunu öğrenip bu sektöre el atanlar. Bunların bir kısmı edebiyat parçalamaya başlıyor ve sonuç direkt hüsran oluyor. Bir kısmı ise aklını kullanıp amacı sadece para kazanmak olduğu için güzel alanlarda içerik üretmeye çalışıyor.

Ama en nihayetinde 2020 yılında kişisel blog yazan bir avuç kişi kaldık şunun şurasında.

Kişisel Blog Yazmalı Mıyım?

Bloglar şöyle okunmuyor, böyle para kazanmak imkansız diyerek içinizi iyice kararttığımın farkındayım ama bunu birilerinin yapması gerektiğine inanıyorum. Çünkü internete, YouTube’ye falan baktığımda bu işi herkes toz pembe anlatıp milletin iştahını kabartıyor. Kimsenin hayal kırıklığına uğramasını istemiyorum ben de.

Nasıl ki herkesin sesi güzel değil ve herkes şarkı söylememeli ise herkes de güzel yazacak diye bir kaide yok ve herkes yazmamalı.*

Yazarlık havalı bir iş olarak görünüyor farkındayım ama değil. Yeteneklerinizin üstüne daha çok düşün.

Bu arada ben de yazar değilim ve bu işi hobi olarak yapıyorum. Herkesin de hobi olarak yazmasını istiyorum. Yazmak ve insanlık tarihinin içinde yer alabilmek isimli yazımda bundan da bahsetmiştim biraz.

Kendinle çelişiyorsun diyecekler olabilir. Ben herkes yazmamalı derken herkes edebi bir metin ortaya koyduğunu iddia etmemeli ve o yazar triplerine girmemeli demek istiyorum. Yoksa herkes yazsın. Çocuklar, gençler sokakta zararlı alışkanlık edinceğine yazsınlar.

Yazmak da yazdıkça gelişen bir eylem. Yazdıkça kendinizi daha iyi ifade etmeye başlarsınız. Kişisel bloglar da bir nevi dijital günlükler. Bundan yıllar sonra girip neler yazdığınızı okumak size keyif verecektir.

İşin bir de teknik kısmı var tabi. Hiç o kısımlara girmek istemiyorum şimdi. Girersem bu yazıyı bitiremem çünkü fakat bu işin acemisi iseniz biraz yolunuz var demektir. Bu benim üçüncü kişisel blog sitem. Bundan öncekiler acemiliğime kurban gitti ve hepsini kapattım. Verdiğim emek çöpe gitti diyemem. Öğrendiklerim sayesinde bu siteyi oluşturabildim.

Büyük ihtimalle siz de ilk denemelerinizden bir süre sonra sıkılıp gerek konsept değişikliğine gerekse de köklü değişikliğe gideceksinizdir.

Neyse, pek uzatmadan 2020 yılı geride kalırken hala yazmak konusundaki gelenekselciliğini sürdürenlere ve kalan bir avuç blogger’e selamlarımı iletiyorum buradan.

Kişisel blog furyasına yeni katılacak olan arkadaşları da klavyelerinden öpüyorum. Umutlarını kesmesinler, ne kadar görsel medya öne çıkmış olursa olsun söz uçup yazı her zaman kalacaktır diyorum.

Bol şans.

İçine değil, dışına kapanık.

8 yorumlar On 2020 Yılında Kişisel Blog Yazmak

  • Beş yıldır blog camiasındayım. Düzenli olarak, serî içerik üretimi yaptığımı söyleyemem ama okumayı ve yazmayı sevdiğim için kalemi bırakamıyorum. Ben bıraksam, o bırakmaz. İnsan ara veriyor, bir süre sonra yazma ihtiyacı hissediyor. Âcizane, röportaj bloğu hazırlıyorum. Hiçbir maddî kazancım olmamasına rağmen, yeni bir işe, esere veya aktiviteye adım atmış insanların tanıtımına naçizane katkıda bulunmak bulunmak, onların sesinin duyulmasına aracı olmak hoşuma gidiyor. Youtube, instagram fenomenleri gibi hatırı sayılır bir takipçi kitlemiz olmadığı için, attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmese de durmak yok, yazmaya devam. SEO konusuna gelince; blog dünyasına ilk girdiğimde teknik terimlerden habersizdim. Bloggerliği yazmaktan ibaret sanırdım. Şimdi yavaş yavaş bilgi edinmeye başladım. Yeni bloğumu bu kurallara göre oluşturmaya gayret edeceğim. İçeriği kalıplara sıkıştırdığı için insanı kısıtlayacağını düşünüyorum biraz. Belki yanılıyorumdur. Belki esaslı bir yazı yazmayı öğretecektir. Ne baştan savma, ne de detaylarda boğan…

    • Beş yıldır maddi kazanç sağlamaksızın yazıyor oluşun gerçekten yazmayı sevdiğini gösterir. Söz konusu büyük kitleye sahip olmasan bile umudunu kesmeden yazmalısın çünkü sayıdan ziyade nitelik önemlidir.

      İzlemeye herkes izler fakat iş okumaya geldiğinde daha nitelikli kişilerin okumaya yöneldiğini düşünüyorum ve tercihen az ama öz kitleye sahip olmayı yeğlerim.

      Senin blog fikrin de gayet güzel ve farklı bir girişim. Fakat kitle meselesine bu konuda tamamen de önemsiz diyemiyorum maalesef. Çünkü birileriyle röportaj yapmak istediğinde ilk önce kendi çıkarlarını düşünüp senin camiadaki yerini sorgulayacaklardır. Zaten belirli bir seviyeye geldiğinde onlar seninle röportaj yapmak isteyeceklerdir.

      Bol şans dilerim. İyi çalışmalar.

  • Artık çok aktif olmamama rağmen insanlar hala gelir “ya senin bir blog vardı, ne oldu?” yada “abi ne yapsam ben de mi bir blog açsam he ne dersin?” diye sorup duruyorlar. İnsanlara tavsiyem maddi bir beklentisi yoksa blog açmaları. Instagramdan bir profil veya Facebook’ta sayfa açarak bu devirde başka insanlara içeriklerini ulaştırmak ve sponsor bulmak çok kolay. Hatta bir kaç bilgisayar tekniğin ve yeterli seviyede ekipmanın varsa sadece fotoğraf/yazılı içerikler değil video içerikler üretip daha fazla insana da ulaşabilirsin hem marka olarak hem kişisel olarak. Gel gelelim işin gerçek taraflarına; bu ürettiklerinde kiracı mı olmak istersin yoksa ev sahibimi. Ben ev sahibi olmak isterim, o yüzden kendi blogum aktif üretmesem de hiç bir beklenti olmadan insanların ulaşabileceği bir yerde. Yarın öbür gün Youtube, Instagram kapanabilir, ülkemizde yasaklanabilir ki Youtube bir dönem uzun süre yasaklıydı ama kendi blogun başına bir iş gelmedikte sağda solda bir yerlerde sessiz sessiz yada aktif bir şekilde durmaya devam edecek.
    Blog yazarak maddi gelir elde etmeye planlayan arkadaşlarıma ise tavsiyem şudur; kişisel blog yada niş blog açın fark etmez ama yetenğinizi pazarlamak üzerine açın sadece bu blogu. Blog sizi tanıtır, yeteneğinizi pazarlamak sizin elinizde.

    • Ev sahibi olma konusuna tamamen katılıyorum. Kurulum aşamasında birebir emeiğinizin geçmiş olduğu kendi sitenize içerik üretmekle başkasının ticari platformunun bir kullanıcısı olmak arasında çok büyük bir fark var.

      Para kazanmak ise blogun size reklam geliri getirmesinden ziyade kişisel portolyo veyahut kişisel cv işlevi görmesi şeklinde mümkün olabilir. Buna göre içerik üretilirse para elbet gelecektir.

  • Özgün bir şekilde düşüncelerimizi blog sitesi açarak paylaşabiliriz diye düşünüyorum yetenekleriniz varsa bir kişisel blog açıp yazılarınızı paylaşabilirsiniz tavsiye ederim.

  • Selam, bende yıllardır farklı projeler ve bloglar oluşturmuş fakat bu hobiden vazgeçmemiş sürekli cepten yemiş ama bir kuruş kazanmamış birisi olarak söylüyorum ki gerçekten çok zevkli bir uğraş. İsterse kimse okumasın yazılarımı ama yine devam edeceğim. Bu arada yeni blog açacaklara tavsiyelerini okudum klavyemden öptüğün için teşekkürler uykusuzpenguen adında yeni bir blog açtım bende.

  • Teşekkürler, bloğuma beklerim 🙂

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer