Aldous Huxley Cesur Yeni Dünya Kitap İncelemesi

Cesur Yeni Dünya, bir bilim kurgu klasiği. Yalnız bilim kurgu klasiği deyince aklınızda ufolar, uçan arabalar canlanmasın. Bu kitapta öne çıkan durum bu tür şeylerden ziyade her şeyin mükemmel olduğu bir ütopik mekanda bize distopyayı, kaosu iliklerimize kadar yaşatabiliyor olması.

Bunu başarabilmek fakir bir insana çok zengin olmanın berbat bir şey olduğunu anlatabilmek ve inandırabilmek kadar zordur. Huxley’in yaptığı da tam olarak bu. Kitapta öyle bir dünya yaratmış ki, açlık yok sefalet yok ve son derece mükemmel derecede işleyen bir sistem var ve bu sistemde mutsuz olabilmek ilk bakışta imkansız görünüyor. Çünkü mutsuz olsanız bile soma adı verilen bir madde sayesinde çabucak mutluluğa ulaşabiliyorsunuz.

Cesur Yeni Dünya kitabındaki ayaktakımı sorunu

Bunları anlatınca akla direkt ayak takımı sorunu geliyor. Nedir ayak takımı sorunu? Toplumdaki kast sisteminden söz ediyorum. Yani proleterya ve burjuva sınıflarından. Bu sistem yokmuş gibi dursa da aslında var dünyanın her yerinde. Olması de gerek bir bakıma. Çünkü ayak takımı olmasa, herkes soyut işler ile uğraşsa sokaktaki çöpleri kim temizleyecek, oturduğumuz evleri kim inşa edecek, kullandığımız ürünleri, yediğimiz gıdaları kim üretecek?

Nietzsche de Böyle Buyurdu Zerdüşt isimli eserinde bu dediğime katılıyor tam olarak konuyu böyle dillendirmese de.

Tüm bu işleri yapanlar genellikle mutsuz insanlar. Para söz konusu olmasa kimse böyle bir işe girişmez. Ee Huxley’in dünyasında bu durum nasıl çözülmüş peki?

Bu yazı spoiler içerebilir!

Spoilerci tayfa ile aramız bozulmasın diye bu uyarıyı ekleyeyim de okumayanlar varsa bazı şeylerin sürprizini kaçırmayayım.

Neyse, Cesur Yeni Dünya’da geliştirilen bir sistem var ve bu sistemde çocuklar doğmadan önce kategorilere ayrılıyor ve ileride hangi mevkide olacakları daha en baştan belirleniyor. Makineler vasıtası ile yapacakları işe göre İQ seviyeleri belirleniyor ki daha fazla şey sorgulayamasınlar. Fiziksel özellikleri keza aynı şekilde sınırlanıyor bazı gurupların. Büyürlerken bazı şarkılarla beyinleri yıkanıyor ve yaptıkları şeyin çok kutsal oldukları söyleniyor onlara. Dolayısıyla saydığım berbat işlerde çalışırlarken bile kendilerini çok mutlu hissediyorlar. Yani hayat Huxley’in dünyasında proleteryalara da güzel.

Bu dünyada Tanrı diye bir kavram yok, tek eşlilik ise söz konusu bile değil. Herkes herkese aittir anlayışı hakim. Ama en can alıcı kısmı, bu dünyada felsefeye, kitaplara, şiire ve sanata asla yer yok. Çünkü bunlar yasaklı kelimeler içeriyor. Aşkı, Tanrıyı anlatıyor ve bunlar o dünyanın insanları için aşırı tehlikeli görülüyor.

Bu dünyadan teller ile ayrılmış ayrı bir bölge var. Eski dünyadan kalan, acının, sefaletin, aşkın, savaşın ve Tanrının hala olduğu bir bölge.

İşte tüm bu ahval içerisinde birtakım olaylar gelişiyor ve gözünüze kitabın arkasında yer alan o satırlar çarpıyor:

cesur yeni dünya
Ben keyif aramıyorum…
Gerçek tehlike istiyorum,
Özgürlük istiyorum… Günah istiyorum.

Bu kısımdaki olay örgüsüne pek girmeden şunu söylemek istiyorum; Bu kitap 1932 yılında yazılmış olmasına rağmen Aldous Huxley’in öngörüsü insanı hayrete düşürüyor. O yıllarda akla bile gelmeyen doğum kontrol hapından bahsediyor Huxley ve yıllar sonra bu durum gerçek oluyor. Bahsettiği birçok şeyin de ileride gerçek olacağına inanıyorum. En basitinden insan genleri ile oynama, evrensel temel gelir gibi kavramlar çoğaldıkça dünya git gide daha ütopik bir hal alacak ve içimizdeki o ilkel kısım hep tehlikeyi isteyecek. Hep günah isteyecek. En önemlisi özgürlük illüzyonu değil gerçek özgürlük isteyecek.

Bu arada bu kitabı okumuşken hala okumadıysanız 1984’ü de şiddetle öneririm. O da tam bir distopya eseridir.

İçine değil, dışına kapanık.

2 yorumlar On Aldous Huxley Cesur Yeni Dünya Kitap İncelemesi

  • Merhabalar,

    Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” adlı romanından en beğendiğim alıntı şuydu: “Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin; şimdi başla, şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.” “Cesur Yeni Dünya” romanından beğendiğim alıntıları paylaştığım yazımı izniniz olursa okumak isterseniz linkini şuraya bırakmak istedim:

    Güzel okumalar dilerim,
    edebiyatla ve sağlıkla kalın.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer