Biraz Eskiye Gidelim… Kubrick’in Lolita’sı

Bu yazımda sinema dünyasının en iyi yönetmenlerinden olan Stanley Kubrick’in 1962 yılında çekmiş olduğu Lolita isimli filminden bahsedeceğim. -1962 yılında çekilmiş bir film olduğu için filmin siyah beyaz olduğu bilgisini vermeden geçmeyeyim.-

Günümüzde sinema ve film dünyası bir ticarethane merkezine dönmüş durumda. Dolayısıyla her geçen gün önümüze peynir ekmek gibi sunulan birçok film çıkıyor. Bu filmler önümüze sürekli uzatıldığı için kenarda köşede kalmış ve insana bir şeyler katan, üzerine ciddi manada emek harcanmış filmleri göremiyoruz.

O yüzden bu tarz filmleri keşfedip izlemeye çalışmakta fayda var.

Çok uzatmadan filmden bahsedelim isterseniz. Lolita, aslında Nabokov’un aynı isimli romanından uyarlanan bir film.

Lolita, 1965 yılında ülkemizde de gösterime girmiş bir filmdir. Roman ise ilk önce 1955 yılında Paris’te yayınlanmıştır.

Lolita Filminin Konusu

Filmde, orta yaşlarında bir yazarımız vardır; Profesör Humbert.

Kendisi bir eve kiracı olarak çıkar ve tüm macerası bu şekilde başlamış olur.
Kiraya çıktığı evde henüz 14 yaşında olan Lolita isimli bir kız vardır ve profesör bu kıza aşık olur.

Lolita ise 14 yaşında olmasına rağmen dişiliğinin son derece farkındadır. Şehevi hareketleri ve dominant kişiliği ile profesörün aklında büyük yer eder ve Profesör Humbert için adeta bir takıntı olur.

Öyle bir takıntı olur ki Profesör Humbert, Lolita ile bağını koparmamak için Lolita’nın annesi ile evlenir.

Lolita’nın annesi ise kızının güzelliğini kıskanan ve onu sürekli profesörden uzak tutmaya çalışan bir kadındır. Aynı ev içinde Humbert, Lolita ve Lolita’nın annesi arasında çeşitli soğuk savaşlar yaşanır.

stanley kubrick lolita

Burada Bir Es Verelim

Söz konusu roman ve söz konusu film ”Lolita” gerek roman tarafında gerekse de film tarafında çok büyük eleştiriler almış bir yapımdır. Genel itibariyle pedofilik bir konusu vardır çünkü.

Ama filmde hiçbir şekilde cinsel içerikli sahne bulunmamaktadır.

Fakat romanı biraz daha sorunludur.

Benim bu filmi ele alıp önermemin sebebi, filmin tartışmalı olmasından ziyade büyük bir yazar ve profesör olan Humbert’in çocuk sayılabiecek bir kıza delilik seviyesinde tutulmasının sonucunda yaşadığı gerçekçi sancıları, Kubrick’in muhteşem kamera açıları ve oyunları ile bize hissettirebilmiş oluşundan dolayıdır.

Spoiler vermemek adına filmin sonunda ne olduğunu söylemiyorum ama izlemeye değecek kadar şaşırtıcı bir sonla bittiğini belirtmemde fayda var.

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar