Evrensel Temel Gelir Üzerine Düşüncelerim

Evrensel temel gelir konusu benim çok sevdiğim, üzerine düşünmekten ve hayal kurmaktan çok zevk aldığım bir konu. Dolayısıyla burada bu konu hakkındaki düşüncelerime yer vermek istedim.

Evrensel Temel Gelir Nedir?

Kabaca bir ülkedeki tüm vatandaşlara hayatlarını idame ettirebilmeleri için gereken parayı hiçbir koşul olmadan vermek anlamına geliyor.

Burada evrensel temel gelir hakkında pek detaylı anlatıma girmeyeceğim, sadece düşüncelerime yer vereceğim. Çünkü bu konuyu en ince ayrıntısına kadar İmmanuel Tolstoyevski ele almış.

Evrensel temel gelir hakkında ne düşünüyorum?

İlk önce evrensel temel gelir bir ütopya mı sorusuna cevap vermek gerek. Günümüz dünyasında ve özellikle günümüz Türkiye’sinde evrensel temel gelirin bir ütopya olduğunu düşünüyorum.

Çünkü ülkemizde her vatandaşa şartsız koşulsuz belirli bir meblağ para ödeyecek o güç yok. Olsa da kafa yapısı olarak henüz o kadar gelişmediğimizi düşünmüyorum.

Peki son yıllarda bize evrensel temel geliri düşündüren durum nedir?

Tabi ki de otomasyon ve yapay zeka çağı.

İnsanlar otomasyonlardan ve yapay zekadan işsiz kalma korkusuyla içten içe korkuyor. Fakat mantıken kendi yaşamımızı sorgular isek bir çoğumuz, hatta neredeyse hepimiz çalıştığı işlerde bedenleri kullanmak zorunda kalıyor.

Avukatsınız diyelim o duruşmada bedenen bulunmak zorundasınız. Doktorsunuz diyelim o hastanede bulunmanız gerek. Pilotsunuz diyelim o uçağın kabininde bulunmanız gerek. Freelancersiniz diyelim o bilgisayar başında oturmanız gerek.

Bunları neden anlatıyorum? Bunlar günümüzün en prestijli mesleklerinden de olsa bedeninizi kullanmak zorundasınız.

Hala jeton düşmedi ise burada vurgulamak istediğim noktanın bedeni kullanmak olduğunu söyleyebilirim. Bu bana o kadar ilkelce geliyor ki… Avcılık toplayıcılık dönemlerinde geyik avlamak için bedenimizi kullanmak ile mesleklerimizi yapmak için bedenlerimizi kullanmanın arasında hiçbir fark göremiyorum. Çünkü o çağlardaki insanlar da karınlarını doyurmak için bedenlerini kullanıyorlar biz de.

Üstüne üstlük biz daha beter durumdayız. Onlar geyik avlayıp yedikten sonra mağaralarına çekilip kafa dinliyorlardı belki. Oysa bizim bir mağaramız yok. Şehrin gürültüsü, kişisel alanlarımızın azlığı neticesinde kafa dinleyemiyoruz. Sabah bizlere belirtilen saatte kalkmak zorundayız. Akıl almaz bir distopik kaosun içerisindeyiz aslında. Sadece alıştığımız için bu durumu garip bulmuyoruz.

Oysa yapay zeka ve otomasyon çağı bize bedensel özgürlüğü getirecek. Beden işlerini robotlar yapar iken biz belki de Nietzsche’nin übermensch kavramına yakınlaşma yolunda mesafe katetmiş olacağız.

Maslow’un temel ihtiyaçlar hiyerarşisini herkes bilir. Biz yapay zeka çağı ile o piramitteki kendini gerçekleştirme kısmına daha çok ulaşmış olacağız.

Şimdi herkes evrensel temel gelirdeki paranın kaynağını merak ediyor olabilir. Bu konuda biraz para üzerine düşünmek gerek. Para bir kağıt parçasından ibaret değildir. Paranın karşılığı üretimdir.

Eğer birileri bizim yerimize bizden daha çok üretim yapıyorsa ve bunun karşılığında bir şey talep etmiyorsa ortaya çıkan üretim, yani para boşta kalacaktır. Dolayısıyla insanlara dağıtılacak para için yeterli kaynak ortaya çıkmış olacaktır.

evrensel temel gelir

Evrensel temel gelirin insan hayatına etkileri ne olur?

Öncelikle size şu soruyu sorayım:

Diyelim ki size yarından itibaren hiçbir karşılık gözetilmeksizin hayatınızı idame ettirebilmek için belirli bir meblağ para ödenecek. İşe gitmek zorunda olmayacaksınız. Ne yaparsınız?

Ben söyleyeyim. İlk başlarda olayın şokunu atlatamayıp sevinir ve boş vakitlerinizi gezerek, film izleyerek değerlendirirsiniz. Ama sonra bir şey olur.

Sıkılırsınız.

İnsan hiçbir zaman boş duramaz. Boş vaktinizi değerlendirmek ister ve sevdiğiniz işlerle, hobilerinizle vakit geçirirsiniz.

Çiçekleri çok sevenleriniz belki küçük bir hobi bahçesi açar, resim yeteneği olanlarınız resim yapmaya başlar, enstrüman öğrenmek isteyenleriniz enstrüman çalmayı öğrenir. Geçim kaygınız olmadığı için bir üst noktaya evrilirsiniz.

Tüm bunların sonucunda aslında bir üretim yapmış olup, daha nitelikli bir insan olup ülkenize daha fazla değer katmış olursunuz.

Bu ilkellikten kurtulmak için evrensel temel gelirin gerekli olduğunu fakat günümüz için konuşursak bunun hala bir ütopya olduğunu söyleyebilirim.

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer