Fahrenheit 451 Şişirilmiş Bir Balon Mu?

Bir aralar herkesin elinde gördüğüm bir kitaptı Fahrenheit 451. Hemen hemen herkes övüyordu. Ben de bilim kurgu ve distopyaya bayıldığım için hemen eklemiştim okuma listeme.

Tabi okuma listesine eklenen hemen hemen her kitap gibi bu kitaba da sıra çok geç geldi. Fakat nihayetinde okumuş bulundum.

Her ne kadar kitapların kapak tasarımına aldanmamak gerekse de itiraf etmeliyim ki kapağını da beğeniyordum.

Velhasıl kitabı okuduktan sonra içimde bu yazıyı yazma isteği oluştu ve şu an Fahrenheit 451 hakkındaki görüşlerimi yazıyor buldum kendimi.

Fahrenheit 451 Konusu

Fahrenheit 451, itfaiyecilerin yangınları söndürmek için değil de yangın çıkarmak için çalıştığı bir dönemde geçiyor. Bu distopik dönemde herkes televizyon benzeri duvarları izleyerek kendisini uyuşturuyor. Yani bu dönem geçmişte değil gelecekte geçiyor.

Kitap taşımak, okumak büyük suç. Gerekirse kitaplarla beraber kitap okuyan insanlar da yakılıyor. Yönetim istemiyor ve korkuyor kitaplardan, kitap okuyanlardan.

Baş karakterimiz İtfaiyeci Montag, bir kız ile tanışıyor ve bu farklı kız Montag’ın zihnine gittikçe büyüyen bir tohum bırakıyor adeta. O günden sonra Montag, çoğu şeyi sorgulamaya, kitaplara ilgi duymaya, gizli gizli yaktığı kitapları okumaya başlıyor.

Derken kendisi gibi düşünen, kitap okuyanlardan kalan nadir insanlardan biri olan profesör ile tanışıyor ve profesör ile iş birliği yapıp bir kaçış planı hazırlıyor. Kendisi bir kovalamacadan kurtulup kendisi gibi insanların bir arada yaşadığı taşraya atıyor kendisini.

Gel gelelim Fahrenheit 451 hakkında neden balon benzetmesini kullandığıma.

fahrenheit 451

Fahrenheit 451 Eleştirim

Böyle eleştirim diye başlık açınca kendimi kitap eleştirmeni gibi hissettim ama değilim. O nedenle bu düşüncelerin kişisel düşüncelerim olduğunu hatırlatmak isterim. Dolayısıyla kitaba böyle diyorum diye kitabı yaftalamış olmuyorum. Katılan olur katılmayan olur. Herkes aynı düşünmüyor sonuçta.

Kamu spotumuzu geçtiğimize göre devam edelim.

Ben, bu kitabı övüldüğü kadar iyi bulmadım. Oturup tek solukta bitirdiğimde sadece hayal kırıklığı hissettim. Belki de çok büyük beklenti ile okuduğum için böyle hissetmiş olabilirim. Beklentisiz okusaydım güzel kitap der geçerdim.

Öncelikle kitabın konusuna diyecek hiçbir şey yok. Gayet güzel bir konu fakat güzel işlenememiş. Olay örgüsü yavan kalmış ve kitap bitince insanın damağında bir tat bırakmıyor.

Ezcümle kitap bana çok sığ geldi. Aradığım derinliği yakalayamadım. Yine de tek oturuşta bitirilecek kitaplardan olduğu için plajda, otobüste falan odaklanma sorunu yaşamadan başlayıp bitirebilirsiniz. Bu bakımdan önerilebilir ama benim yaptığım gibi bir beklenti içine girmemenizde fayda var.

Bu arada fahrenheit 451 kağıdın tutuşma sıcaklığı imiş.

İçine değil, dışına kapanık.

4 yorumlar On Fahrenheit 451 Şişirilmiş Bir Balon Mu?

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar