İş yerinden Paramı Alamadım Ne Yapmalıyım?

Yazıya başlamadan önce bu konudaki bilgimin sınırlı olduğunu belirtmem lazım. Benim başıma böyle bir olay geldi ve nasıl bir yol izledim bunu paylaşacağım. İş yerinden paramı alamadım diyenler daha garanti olsun diye herhangi bir avukattan bilgi alsalar daha tatmin edici olur.

Burayı okuyorsanız büyük ihtimalle sizin de başınıza bu durum gelmiş olmalı.

Benim başıma iki defa bu olay geldi. İlki, Jet Fadıl’ın otelinde çalışırken oldu. Sigortasız mülteci çalıştırmaktan tutun da eleman şirketlerini dolandırmaya kadar uzanan çeşitli durumlara şahit oldum o otelde. Otele herhangi bir şirket tarafından eleman tahsil ediliyordu ve elemanlar iki ay çalıştırılıp paraları verilmeden işten çıkartılıyordu. Her iki ayda yeni bir eleman şirketi ile anlaşma yaparak, otel tüm eleman ihtiyacını tek kuruş vermeden tamamlamış oluyordu. Sonraları bazı firmaların elemanları isyan çıkartmaya başladı ve oteldeki camı çerçeveyi indirmeye koyuldular. İlerleyen dönemde bazı müdürler paraları verilmeyen işçiler tarafından darp edildi ve bu şekilde isyan çıkaran işçilerin paraları yatırıldı.

iş yerinden paramı alamadım

İş yerinden paramı alamadım diye hiçbir şey yapmadan duracak mıydım?

O an benim önümde üç seçenek vardı. Ya çalışmaya devam edip param yatar diye koyun gibi bekleyecektim, ya ben de cam çerçeve indirecektim ya da yasal yollarla sorunumu çözmeye çalışacaktım.

Açık konuşmak gerekirse yasal yollarla işimi halledemeyeceğimi düşündüm. Çünkü karşımdaki şirket büyük bir şirket ve her yerde adamları olması olasılık dahilinde. Aksi taktirde bu kadar dolandırıcılık vakası olmasına rağmen otel neden kapatılmasın?

Yanıma biraz arkadaş topladım ve finans birimine kibar bir tanımla görüşmeye gittik ve birtakım tatsız konuşmalar neticesinde biz de paramızı alıp otelden kendimizi kurtardık. Şiddeti asla önermiyorum. Alacağınız üç beş kuruş için tüm hayatınız yanabilir. O yüzden dikkatli olmakta fayda var ama yeri geldiğinde de cesaret gösterip paranızı söke söke almasını bilmelisiniz.

Gel gelelim ikinci vakaya. Bu vaka daha bir gün önce cereyan etti.

Ayın 1’inde verilmesi gereken para ayın 27’si olmasına rağmen verilmeyince benim şalteller attı. Şalteller attı derken birden bire atmadı tabi ki. Kaç gündür patrona düzgün bir dille kendimi ifade ediyordum, paraya ihtiyacım var paramı alabilir miyim diye. Ama aldığım sinir bozucu cevaplar neticesinde olay günü patladım ve paramın beş dakika içinde hazır olması gerektiğini sert bir üslupla söyledim. Beş dakika içinde paramın büyük kısmını tahsil ettim ve kalan kısmınını da bir ay sonra gelip alacağım söylendi. Yani toplam iki ay yapıyor.

Tam bu kısımda başka bir konudan dert yanacağım.

Parası verilmeyen tek eleman ben değildim ama tepki gösteren tek eleman bendim. Bizim milletimizde biraz koyun uysallığı var. Sürekli üzerimizdeki baskıya alışmışız. Ses çıkaramıyoruz. Ben patrona bağırıp çağırırken geri kalan herkes izliyordu. Eminim hayatları boyunca da bir şeyleri hep izlemeye devam edecekler.

Bir şeyler başarmak istiyorsanız izleyen taraf değil, izlenen taraf olmalısınız. Bunu kendimi övmek için söylemiyorum.

Ben orada bağırıp çağırır iken tüm elemanlar bana destek verselerdi, eminim o dakika hem benim param hem de geri kalan herkesin parası verilmişti. Kendileri bilir. Sonuç ne oldu? ben aldım, onlar alamadı. Önümüzdeki dönemde de alacaklarını hiç zannetmiyorum. İş yerinden paramı alamadım diye yakınıp duracaklar.

İş yerinden paramı alabilmek için ben ne yaptım?

Her neyse, bakın işveren işçinin maaşını her ne koşulda olursa olsun en fazla 20 gün geciktirebilir. 20 günün sonucunda işçi iş yapmayı bırakabilir, işveren bu durumu grev olarak nitelendiremez, işçiyi çıkaramaz, yerine başka birini alamaz.

Bu kanunlardan haberdar olmalısınız. Açıp iki sayfa bir şeyler okumak böylesine bir durum karşısında sizi güçlü kılar. Bilgi güçtür.

Ben de bugün adliyeye gittim ve iş yerinden paramı alamadım diye arabuluculuk hizmetine başvurdum. Eğer anlaşma sağlanırsa 680 liralık arabulucu ücretini iki taraf ortak ödüyor, sağlanamazsa size dava açabilmeniz için tutanak veriliyor ve arabulucu parasını devletten tahsil ediyor.

Arabulucu uygun bir günde toplantı düzenleyecek ve tarafları uzlaştırmayı deneyecek. Çoğu zaman bu işlem işveren açısından caydırıcı olabiliyor ve uzlaşmaya orada varılabiliyor.

Uzlaşmaya varılmadı diyelim o halde orada bir tutanak tutuluyor ve iki hafta içinde size mahkemeye dava açma hakkı doğuyor. Haklı iseniz hiç çekinmeden davayı açın. Dava sonuçlandığında paranızla birlikte sizin dava açma maliyetleriniz, avukat masrafınız da işveren tarafından karşılanacaktır.

İlerleyen günlerde nasıl bir sonuca vardığımı küçük bir güncelleme ile aşağıda anlatacağım. Şimdilik bu kadar.

Kendinize iyi bakın.

Güncelleme: Arabulucu toplantısından sonra anlaşma sağlandı ve paramın tamamını aldım.

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar