Kendimi Kanepenin Sol Ayağına Sarılırken Yakaladım

Uyandım bu akşam. ”Hayır!” dedim. Uyanmadım ki ben.

Kapattım gözlerimi sımsıkı; en küçük ışık huzmesi bile girmesin diye gözüme.

Saplandı keskin bir bıçak idrar keseme. Bağırdım ona. ”Hayır!” dedim. ”Kalkmayacağım.”

Keskin bıçak yol aldı idrar kesemden ve oturdu mideme.

Kaldıramam dedim.Yazmayacağım dedim. Yalan söyledim.

Yazmayacağım dedim, yazdım. Kalkmayacağım dedim kalktım.Yalan söyledim…

Bıçak dedim. Keskin bıçak…

Duramam dedim. Duramam ki ben burada.

Duvarlar dedim duvarlar üstüme üstüme geliyor. Duyanım olmadı.

Hangi duvarlar diye soranım olmadı.

”Hayır!” dedim. Çıkmayacağım dedim, yalan söyledim.

Buz gibi bu havada çıkarsam dışarıya içimdeki kor soğur dedim.

Koştum soğuk kaldırımlarda. Kaldırdım kafamı sokak lambalarını izledim.

Beni izlediler nereye bakıyor bu adam diye.

Devam ediyordu sokak lambaları yanmaya. Hava buz, içim kor, bıçak keskin…

”Hayır!” dedim. ”İçmeyeceğim!” Yalan söyledim.

Bu satırları ben biraz alkole yazdım, biraz Neşet’e biraz Müzeyyen’e, biraz kendime yazdım.

Biraz kendime kızdım. Yazma dedim. İçme dedim. Dinlemedim…

Ben bu satırları biraz da sana yazdım.

Sana kızdım ben.

Söylemedim sana kızdığımı, sana yazdığımı.

Biraz Türk Sanat Müziğine biraz da Türk Halk Müziğine sardım.

Kendimi kanepenin sol ayağına sarılırken yakaladım.

Utan ulan dedim. Bağırdım kendime.

Ağladım sonra. Sonra öptüm kendimi utancımdan.

”Kalk” dedim. Kalk yat yerine.

”Hayır!” dedim.

Eziyet etme kendine yok yere.

”Son bir tane” dedim. Son bir tane…

Sonra dedim yatacağım yerime. Yalan söyledim.

Ben bugün o sokak lambasına sarılmak istedim.

Çok içiyorsun dedim. Annelik yaptım ben bu gece kendime.

Son bir tane dedim. Yalan söyledim.

Kanepenin dibine oturmuş rastladım ben bu gece kendime.

”Hani?” dedim. Hani yatacaktın yerine?

Madem dedim, yatmadın yerine, doldur dedim. Doldur iyice kadehime.

Yutkun ulan dedim. Yutkun geçecek o yumru dedim. Yalan söyledim.

”Sen” dedim, sen çal ben söylerim dedim.

O çaldı, ben söylemedim.

”Sesim” dedim, sesim güzel değil.

”Çal” dedim. Çalmazsan söverim.

”Kafan” dedim. Kafan mı güzel?

Kendim sordum kendim cevapladım.

”Hayır!” dedim. Hayır dedim etme tek kelam bile.

”Çal ulan!” dedim. Çal. ”Çalmazsan söverim.”

Ben bu gece o sokak lambasına sarılmak istedim.

Ben bu gece kanepenin sol ayağına sarılan kolumu kesmek istedim.

Kızdım kendime. Oldu olacak at dedim kendini camdan aşağıya.

”Aç ulan camı!” dedim.

Açtım camı.

Ben bu gece kendimi birinci kattan aşağıya atmak istedim.

Kırılmaz ki dedim hiçbir yerim bile.

”Kapat ulan!” dedim. Kapat şu camı dolmasına içeriye.

”Ne?” dedim. Ne dolmasın içeriye.

Ben bu gece kendimi kendimle tartışırken yakaladım.

Çektim kendi kulaklarımı.

”Bundan” dedim. Bundan sonra yok ikinize de tek kadeh bile!

Ben bu gece kendimi kendi kulağımı çekerken yakaladım.

”Git!” dedim.

Git tuvalete, kaçmaz kağıt kalem hiçbir yere.

Aynada rastladım berbat yüzüme.

Ben kızdım bu gece aynadaki berbat yüzüme.

Ben bu satırları en çok sana yazdım.

Ben en çok sana kızdım bu gece.

Döndüm içeriye.

”Duvarlar” dedim. Hadi gelin üstüme.

Ben bu gece kendimi birinci kattan aşağı atmak istedim.

”Kırılmaz ki” dedim hiçbir yerim bile.

”Yok ulan” dedim sana tek kadeh bile.

Ben kendime rastladım kendime kızarken bu gece.

Acıdım sonra, gel dedim. Sarıldım kendime.

”Yazma” artık dedim. ”Bırak” dedim.

”Tamam” dedim. Yalan söyledim.

Ben bu satırları en çok sana yazdım,

Kendimi kanepenin sol ayağına sarılırken yakaladım.

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar