Long Exposure (Uzun Pozlama) Yapmanın Püf Noktaları

Bu yazıda uzun pozlama nasıl yapılır, uzun pozlamanın kullanılması gereken durumlar, kullanılmaması gereken durumlar ve bu işin püf noktalarından bahsedeceğim.

Fotoğrafla ilgili ne zaman bir konu açılsa, aklıma Ara Güler’e ait olduğu iddia edilen; fotoğraf makine ile değil beyin ile çekilir sözü geliyor. O yüzden birtakım düşünme gerektiren kompozisyonlar üzerinde çalışmayı seviyorum. Çok iyi bir makine alma imkanımız olmadığı için -genelimizin- bizi öne çıkaracak olan şeyin, kompozisyonlardaki bakış açımız ve kullandığımız teknikler olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan uzun pozlama tekniği de önemli ve bilinmesi gereken bir teknik.

Fotoğraf beyin ile çekilir dediysek de, suyunu çıkartmaya gerek yok tabi. Fakir edebiyatı yapmayalım, realist düşünelim. En basitinden giriş seviye bir DSLR fotoğraf makinemizin olması gerek elle tutulur fotoğraflar ortaya koyabilmek için. İmkanımız yoksa önemli değil telefonla da bir şeyler yapmaya çalışabiliriz ama elimizdeki cihazın sınırlarını bilmeliyiz. Mesela şu an kullandığım telefon yeni çıkmış bir telefon ve 48 mp, fotoğraf makinem ise 2013 yılında çıkmış bir makine ve 14 mp. Lakin iki cihazın çektiği fotoğrafın arasında dağlar var. O yüzden bilip bilmeden ortamlarda benim telefonum şu kadar megapixel diye hava atmayın, rezil olursunuz. Akıl var mantık var mercimek tanesi kadar sensör ve lensi olan cihazla işi fotoğraf çekmek olan bir makineye kafa tutamazsınız. Maalesef bu dünyanın düzeni böyle. Ne kadar ekmek, o kadar köfte. -kafiyeli oldu şaka maka.-

Amma çok uzattık farkındayım. Geçelim artık konuya..

Uzun pozlama nasıl yapılır?

Fotoğrafçılık terimlerine biraz aşina olmanız gerek ilk önce. Özellikle de üç babalara. Nedir bu babalar? İSO, Diyafram ve Enstantene. Kısaca özet geçmek gerekirse, İso, makinemizin sensörünün ışığa duyarlılığıdır. Eğer İso’yu arttırırsak görüntü karanlık ortamlarda daha aydınlık çıkar ama bunun da bir bedeli var; Noise. Yani gürültü, fotoğraftaki grenler makinenizin İso başarımına göre İso’yu belli bir yerden sonra arttırdıkça artar.

Diyafram ise fotoğraf makinesinde göz bebeği görevini üstlenir, kısılır ve açılır. Kısılıp açılmasına göre senöre giden ışık miktarı ve en önemlisi alan derinliği değişir. Fotoğraftaki keskinlik gibi durumları da etkiler diyafram değeri. Burada da öne çıkan makineden ziyade lensin kalitesidir.

Uzun pozlama tekniğinde en önemli olan şey ise Enstantene‘dir. Yani perde hızı. Eğer perde hızı yüksek bir değerde ise 1/250 gibi, yani saniyenin 250’de 1’i ise, ani hareketleri daha iyi yakalarsınız lakin ortam ışığının yeterli olması gerekir. Eğer perde hızını 10 saniye gibi bir değere getirirseniz, makineniz 10 saniye boyunca sensörü ışığa maruz bırakır ve 10 saniyelik bir anı fotoğraf haline getirir.

Uzun pozlama tekniği ile çektiğim bir fotoğrafı örnek olarak bırakayım hemen ve değerleri inceleyelim.

long exposure uzun pozlama
İSO:100
Diyafram F/22
Çekim Süresi: 30 saniye
Odak uzunluğu: 20mm
Odaklama modu: Manuel

Görmüş olduğunuz gibi fotoğrafta gren oluşmaması için İso’yu oldukça düşük tutup çekim süresini arttırarak ışığı elde etmeyi tercih etmişim. Diyafram ise oldukça büyük bir değer olan F/22 yani, oldukça kısık. Kulağa biraz karışık geldiğinin farkındayım ama diyafram değerinin büyüklüğü ve diyaframın açıklığının arasında ters orantı vardır. Portre değil de manzara çekimi yaptığım için diyafram değerini olduça büyük almışım.

Bu arada çektiğim fotoğrafları görmek için instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Uzun pozlama yapmanın püf noktaları

  • Eğer gündüz ve ışığın bol olduğu bir zamanda uzun pozlama tekniğini uygulayacaksanız, mutlaka ND filtre kullanın.
  • Otomatik netlemeyi kapatın ve manuel netleme yapın.
  • Lensinizin titreşim önleme özelliği varsa onu da kapatın.
  • Tripodsuz uzun pozlama yapmayı denemeyin bile, makine elbet titreyeceği için aldığınız sonuçtan memnun olmayacaksınızdır.
  • Deklanşöre basarken bile makine titreyeceğinden 3 saniye veya 5 saniye zaman ertelemeli çekim yapın, veya kumanda ile çekin.
  • Mutlaka raw fotoğraf çekin, raw fotoğraf çekmek bilgisayar başında size çok esneklik sağlar ve bazı hataları kusursuz bir biçimde örtmenize olanak sağlar.
  • İso’yu düşük tutmaya çalışın. Yıldız fotoğrafı çekecekseniz biraz yükseltmekte sorun yok, orası size kalmış.
  • İlk başlarda olayın mantığını anlayabilmek için, Enstantene öncelikli modda çekimler yapın. Yani sadece perde süresini siz belirleyip geri kalan her şeyi otomatik moda getirin ve perde süresine göre makinenin diyaframı nasıl değiştirdiğini gözlemleyin.

O kadar İso, İso dedik aklıma üniversitedeki bir anım geldi. Bildiğiniz gibi ben Radyo, televizyon ve sinema bölümünü yarım bırakmıştım. Elazığ’da okuyordum.

Bir gün fotoğrafçılık dersinde, yaşlı ve Elazığ’lı bir hocamız bize İso kavramını anlatıyordu. Baya şiveli bir anlatımı vardı hocanın. Konuşmaya başladı, ”İso’yu çok gammanmadıkça kullanmayın, fotoğrafta gürültü yapar.” diye. En ön sırada oturan iki tane İzmir’li arkadaş da aynen hocanın anlattığı şekilde not aldılar.

Neyse, ertesi hafta yine aynı ders geldi, İzmirli arkadaş ders başlar başlamaz söz aldı ve; ”Hocam geçen hafta gammanmaktan bahsetmiştiniz, ben internette araştırdım, fotoğraf makinemde de aradım taradım öyle bir şey yok” dedi. Tabi arkasından bir kahkaha tufanı, alkış kıyamet…

Meğersem çocuk, Elazığ ağzında gammanmanın, darda kalmak, çok sıkışmak anlamına geldiğini bilmiyormuş..

Bu da böyle bir anımdı. Sizin de iso ile ilgili bir anınız varsa aşağıya yazabilirsiniz.

Bir insanın İso ile ilgili nasıl bir anısı olabilir ki?

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer