Nedir Bu Haber Sitelerinden Çektiğimiz?

Bu yazıda sırf iki tık daha fazla alabilmek uğruna spam yapan, SEO kasmak için çeşitli hilelere başvuran, Elini her sektöre atan, tek işleri olan haber vermeyi bile doğru dürüst başaramayan haber sitelerine hep beraber saydırıp içimizi dökeceğiz.

Haber sitelerinden en çok çekenler webmaster’lar tabi ki. Fakat bu konuya girmeden evvel kullanıcı açısından haber sitelerinin ne denli sorun olduğuna değinirsek daha rahat anlaşılır konu.

Ne de olsa site sahiplerinin veya içerik üreticilerinin sayısı içerik tüketicilerine oranla hayli az. Bir kullanıcı olarak kendimden örnek vererek anlatayım en başta.

Haber Sitelerinin Gazabı

Ben internette günde 100’ün üzerinde sorgu yapan bir insanım ve yaptığım sorgular da genel itibariyle çok genele hitap eden konular değiller.

Fakat ne kadar dar alanda sorgu yaparsam yapayım ilk üç sayfayı haber siteleri kapatıyorlar ve mecburen üçüncü sayfadan itibaren araştırmama devam ediyorum.

Google’a ”Film izle” yazınca bile haber siteleri çıkıyor sonuçlarda. Daha ne olsun, var mı bundan ötesi?

Ben bu konuda bilinçli bir insanım ama bilinçsiz kullanıcıların durumu ne?

Örneğin siz resim öğrenmek istiyorsunuz ve Google’da ”nasıl resim çizilir?” diye arama yapıyorsunuz. Aa ne gördünüz falanca haber sitesi o sektöre de burnunu sokmuş ve ilk sırada çıkıyor o sorguda.

Siz de tembelsiniz tabi ve sazan gibi atlıyorsunuz o yazıya. Ne kaybediyorsunuz?

Bizim üçüncü sayfada sadece resim öğretmek için açılmış ve içerikleri resim öğretmeni tarafından yazılmış web sitemiz var. Onu kaçırıyorsunuz. Resim öğretmeninin yerine gidip maaşlı ve konudan bihaber olan haber sitesi editörünün yazmış olduğu içeriği okuyorsunuz.

İşte bu şekilde haber sitelerinin her sektöre burunlarını sokmaları hem kullanıcı tarafında hem de içerik üreticisi tarafında büyük soruna neden oluyor.

Benim bu konuyu dile getirmemi belki çok yersiz ve gereksiz bulan kişiler olacaktır fakat yalnız olmadığımı net bir şekilde biliyorum. Bu konuda haber sitelerinin Google’ı çöplüğe çevirmesi isminde bir Ekşi Sözlük başlığı var ve altında sayfalarca şikayet var.

Keza bu durum Google’a da bildirilmiş. Google çalışanının cevabı ise içler acısı… Bu siteleri spam olarak şikayet edin demiş. Bu konuda Google’ı şiddetle eleştiriyorum. İşi gücü bırakıp tüm haber sitelerini spam olarak şikayet mi edelim?

Hadi ettik diyelim. Şikayetlerin kaale alınacağına inanıyoruz mu? İnanmıyoruz.

haber siteleri

Haber Sitelerinin Hileleri

Haber siteleri SEO kriterlerini adları gibi bildikleri için bu uğurda kullanıcıyı olumsuz etkilese de her türlü yazılımsal ve yapısal hileye başvurmaktan çekinmiyorlar.

En önemli SEO kriterlerinden birisi sitede kalma süresidir mesela. Adamlar bu süreyi arttırmak için sitedeki geri tuşunu işlevsiz hale getirmişler. Ne kadar geriye basarsanız basın sitenin içinde dolaşmaya devam ediyorsunuz ve arama sonuçlarına dönemiyorsunuz.

İkinci bir kriter olan sayfa görüntüleme sayısını arttırmak için bir haberi 15 parçaya bölüp okudukça başka sayfayı yükleme zorunluluğu ile baş başa bırakıyorlar kullanıcıyı.

Yine başka SEO kriterleri olan anahtar kelime kullanımı, içerik uzunluğu gibi kriterler yüzünden iki satırda kısa ve net olarak anlatılabilecek bilgiyi lafı dolandıra dolandıra anahtar kelimeyi sayıklaya sayıklaya 500+ kelimeye çıkarıyorlar.

Clickbait meselesine hiç girmek bile istemiyorum. Diyelim ki bir sınav sonucu açıklanacak, herkes arama yapıyor sonuç açıklandı mı diye. Bu fırsatı değerlendirip trafik çekmek isteyen haber siteleri hemen asılsız haber yapıp ”…işte sonuçlar’ cümlesi ile biten bir haber yapıp, gereksiz 500+ kelime okutup en sonunda sonuçlar açıklanmadı yazıyorlar ve bunun bir yaptırımı maalesef yok…

Zaten reklam konusuna hiç değinmeye gerek yok. Üzerine konuşmayacağım bile. Her yerden fırlayan inanılmaz reklam kaosu yıldırıyor okuyucuyu…

Haber Siteleri Nasıl Başarılı Olabiliyor?

Kullanıcı deneyimi sıfır, reklam yığını, clickbait yuvası bu sitelerle nasıl başarılı olabiliyorlar, bu kadar niş sektörlerde nasıl sıralama elde edebiliyorlar ilk başta anlamak zor gelse de gayet basit bunun nedenini anlamak. Liste halinde bakalım.

  • En önemli meselelerden bir tanesi domain otoritesi dediğimiz SEO meselesi. Bu siteler 15-20 yıllık domainlere sahipler ve dolayısıyla domain otoriteleri çok yüksek. Google’nin gözünde değerleri fazla bu yüzden.
  • Para para para. Ellerinde güzel bir sermaye var ve bu sermayeyi güzel değerlendirip, parayı basıp işinin mükemmel yapan SEO ajansları ile çalışıyorlar. Parasını verip en iyi editörlere, grafik tasarımcılara, sosyal medya yöneticilerine, yazılımcılara iş yaptırıyorlar. Tüm bunlarla küçük web sitesi sahiplerinin ve küçük işletmelerin başa çıkması çok zor. Pastadaki en büyük dilimi onlar alıyorlar.
  • Yukarıda bahsettiğim madde ile ilintili olarak tüm SEO kurallarını lehlerine çevirip çok iyi şekilde kullanıyorlar ve arama motorlarının da bu konudaki ikiyüzlülüğünden faydalanıp başarılı kalabiliyorlar. Neden ikiyüzlülük diyorum? Çünkü onların yaptıkları spam içeriği, anahtar kelime kullanım tekniğini, clickbait’i ben yapsam Google benim sitemi anında cezalandırır ve pastadaki ufak kırıntımdan da olurum.
  • Sayıca çok fazlalar… Bu sitelerden birkaç tane olsa neyse ama yüzlerce olunca ve hepsi de her sektöre el atınca devler arenasındaki biz cüceler ayaklar altında eziliyoruz. Kimse de çıkıp bu düzene dur diyemiyor.

Ne yapmak gerek?

Bilinçli kullanıcı olup, kaliteli içerik tüketicisi olup, kaliteli içerik üreticilerini bulmak ve onlardan faydalanmak gerek.

Çünkü biz internet kullanıcıları, haber sitelerine üç kuruş para kazandırabilmek için yolunmayı bekleyen kaz muamelesi görmeyi hak etmiyoruz!

Onlar üç kuruş daha kazansın diye sayfalarca boş içerik okumak zorunda değiliz. Tonlarca reklama maruz kalmak zorunda değiliz. Her şeyi haber sitelerinin boş konuşan editörlerinin kalemlerinden okumak zorunda değiliz!

Sonuç olarak haber sitelerinden ve haber sitelerinin spamlarından, hilelerinden, kullanıcılara ve webmaster’lara olan olumsuz etkilerinden bahsettim. Bunlardan bahsederken dikkat ederseniz asla isim vermedim. Çünkü gereksiz yere başımı ağrıtmak istemiyorum ve bu saydığım şeyleri yapmayan haber sitesi bilmiyorum. O yüzden al birini vur ötekine diyelim.

Bu konuda içi dolu olanlarla yorumlarda buluşalım.

İçine değil, dışına kapanık.

6 yorumlar On Nedir Bu Haber Sitelerinden Çektiğimiz?

  • Yanıltıcı başlık atıp, sanki esaslı bir bilgi verecekmiş gibi uzun uzun yazdıktan sonra, “Bu konuda henüz net bir açıklama yok” lâfıyla bitirilen haberlere doyduk ve gözümüz açıldı. Birkaç adet site var bu tarzda, bir şey aradığım zaman sayfanın en üstünde de çıksalar tıklamıyorum. Farenin değdiği yerden reklâm fışkırıyor. Kocaman bir fotoğrafın altına tek cümle yazıp, devamını başka sayfada okutuyorlar. Sinir bozucu. Bir söz vardır: “Edebi edepsizden öğren.” Blog sahipleri haber sitelerinden ibret almalı ve aynı hataya düşmemeli.

  • Bir arkadaş geçenlerde sırf bunun için arama sonuçlarında haber sitelerini göstermeyen chrome eklentisi yapmıştı. Fakat yayınlanmasına izin verilmemiş.

    İnsanları nelere mecbur bırakıyorlar 🙂

  • Çok kritik bir konuya değinmişsiniz.
    Gerçekten Google yaptığı “update” lerle blogları gerilere atıp ilk sayfaları haber siteleriyle doldurduğundan bu yana aradığımız bilgiye ulaşmak deveye hendek atlatmaktan daha zor hale geldi.
    Elbette pasta büyük ve haber sitelerinin aylık trafiğini hesaba katan Google kendi çıkarlarına daha uygun buldu dev haber portallarını.

    E-ticaret sitelerini ve affiliate siteleri de hiç sevmiyor Google.
    Varsa yoksa haber siteleri.
    Her sitede 20 kategori var ve cilt bakımından teknolojiye, fotoğrafçılıktan organik tarıma bloggerlara hiç alan bırakmıyorlar.

    İlk 3 sayfada kendine yer bulamayan bloggerın organik hiti artmıyor haliyle.
    Ardından sitesine reklam almak isteyen bloggera Google “organik trafiğin ilk sırada değil sosyal medya hitin çok” diye kusur buluyor ve amatör bloggerın haber siteleriyle umutsuz mücadelesi başlıyor…
    Çünkü yalnız başına çalışan bloggerın eli güçlü değil pazarlıkta…

    Sanırım sonunda kimse yeni blog açmayacak; herkes mevcut haber portallarına ortak olmayı seçecek bu gidişle…
    Ülkemizde doğru düzgün gazetecilik ve iletişim eğitimi de artık verilmediğinden, kendine editör diyen ama Türkçe kurallarından bile habersiz kişilerce berbat bir dille kaleme alınmış, 10 cümlenin 20 sayfada anlatıldığı spam dolu haber portallarının insafına kaldık gibi görünüyor…

    Tek umudum Google’ın bu tekel konumunu kırabilecek sağlam bir rakibinin çıkması.

    • Siz de çok önemli bir noktaya değinmişsiniz reklam konusunda. Hernagi bir blogger sitesine Adsense onayı aldığında gelen trafiğin çoğu organik olmadığı için Google efendi sosyal medya trafiğini beğenmiyor ve hesaba reklam kısıtlaması getiriyor.

      Google’nin bence tüm bu berbat ve otorite seven güncellemeleri içinde sadece tek bir güncelleme iyi oldu o da sağlık konularında ilk sayfaları komple Acıbadem, Medikal Park gibi sağlık kurumlarının kapatması meselesi.

      Çünkü bloggerler de sütten çıkmış ak kaşık değiller para için sağlık konularında sallamasyon içerik yazıp halkı yanlış yönlendiren bir blogger kitlesi hayli mevcut idi.

  • A evet. Sağlık blogları meselesinde kantarın topuzu kaçmıştı.
    Bir kadın blogger bir gün bana mesaj gönderdi.
    “Kadın ayakkabıları siteniz var. Benim blogumla da ilgilenebilirsiniz diye düşündüm.” dedi.
    Blogunu bana satmayı teklif etti.
    Siteye bir girdim ki, çocuk sağlığı ve bakımı konulu “anne-bebek” blogu.
    Filan çocuk hastalığında ne kullanılır şeklinde içeriklerle dolu…
    Kaynak v.b. göstermeden oradan buradan kırpıp kırpıp çocuk ilaç tavsiyeleri veren bol trafikli bir site…

    Fakat hanımefendi doktor değil, eczacı değil, hemşire değil…
    Kendisine kibar bir üslupla sağlık, hukuk ve finans sitelerinin bu dalların uzmanlarınca açılması taraftarıyım dediğimde kendisinden buraya yazılmayacak kadar çirkin bir cevap almıştım hiç unutmam…

    Bu konunun çok boyutu var gerçekten.
    Google bir takım düzenlemelere gidiyor sürekli.
    Bakalım blog dünyası insanları olarak daha neler göreceğiz…

    Bloggerlar olarak şöyle sağlam bir uluslararası meslek odamız,
    global bir yapılanmamız filan olsa Google ile belki tüzel kişi olarak haber sitelerine karşı müzakere şansımız olurdu.
    Ütopik bir fikir; farkındayım:)

    • Aslında bu bloggerleri bir araya getirme fikrinin üzerine en çok düşen kişilerden birisi Evren Soyuçok idi. Sürekli blogunda yer veriyordu, bloggerler ile söyleşi etkinlik falan düzenliyordu fakat son zamanlarda o da ümidini kesti sanırım bu tür şeylerden.

      Sanırım az bir şey hit almaya başlayan kişiler ego patlaması yaşıyorlar ve kendilerini diğer kişilerin yanında bulunacak kadar ‘aşagı’ konumda görmek istemiyorlar. Sonradan görme diyoruz biz bunlara.

      Zaten artık pek bir blogger de kalmadı. Bloggerler gitti influencerlar geldi.

      Blog yazan şunun şurasında bir avuç kişi kaldı. Şahsım adına konuşursam benim bir beklentim de yok zaten. Maksat hobimi devam ettirmek.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer