Şehirler Arası Otobüs Yolculuğu Üzerine

Bundan dört beş gün önce şehirler arası otobüs yolculuğu yaptım. Yaklaşık 3 yıldır yaşadığım şehirden ayrıldım. Dolayısıyla bu olay bana bazı şeyler hissettirdi ve hislerimi buraya aktarmak istedim.

Sık sık şehir değiştirip, üç yıl orada beş yıl burada yaşadığım için bu konuda baya tecrübeliyim diyelim. Otogarlar, havalimanları, tren garları ve otel odası yalnızlıkları konusunda epey bir gözlemim var.

Şehirler arası otobüs yolculuğu, araç hareket edince başlamıyor. Günler öncesinden başlıyor. Uzak bir yere gidecekseniz günler öncesinden arkadaşları, tanıdıkları, akrabaları ziyaret etmeniz gerekiyor. Aslında gerekmiyor, söz konusu kişileri sevmiyorsanız kimse için vaktinizi ayırmak zorunda değilsiniz ama yine de prosedür icabı söyleyeyim dedim.

Neyse, ben de yolculuktan önce bana çok yakın bir şehirde yaşayan babaannemi ziyaret ettim, üç yıldır yaşadığım şehirdeki ev arkadaşlarımla ve diğer arkadaşlarımla görüştüm. Tüm bunlar bana yolculuğun bir parçası gibi geldi ve aslında biraz da yordu.

Sonraki kısım ise valiz hazırlama kısmı idi. Fotoğraf makinem ve tripod vs gibi ekipmanlarım olduğu için bazı şeylerden kurtulmak zorunda kaldım ve minimalizmi iliklerime kadar yaşayarak tüm kitaplarımı arkadaşlarıma hediye ettim. Tabi birkaç parça eşyamı ve kıyafetlerimi de. Bir nevi arınmış gibi de oldum aslında. Çünkü ben hiçbir zaman bir yerden başımı hemen alıp gidemeyeceğim kadar eşyaya sahip olmak istemedim.

Yol Başlasın…

Otobüs otogardan hareket edince ve çevre yolundan, şehirden git gide uzaklaşmaya başlayınca, o şehre bir daha dönme ihtimaliniz yoksa veya düşükse şehri her ne kadar sevmeseniz de gözlerinizi ayıramıyorsunuz. Bir film şeridi gibi o şehirdeki gerek iyi gerek kötü anılarınız, tanıdığınız insanlar gözlerinizin önünden kayıp gidiyor. Ruh haliniz kulaklığınızdaki müzikle eşitleniyor.

O şehirden iyice uzaklaştığınızda ise yeni gideceğiniz şehirdeki hayatınızı düşünmeye başlıyorsunuz. Kısa bir tatil için gittiyseniz nasıl kafa dağıtacağınızı, gezeceğinizi düşünüyorsunuz. Tamamen taşındı iseniz, birtakım gelecek kaygıları, yeni insanlar tanıma hevesi, eski insanlardan kurtulmanın hüznü… Hepsi beyninizde karman çorman dolaşırken muavinin ikram ettiği bayat kek ve kekremsi meyve suyu ile kan şekerinizi yükseltiyorsunuz. Bu sizi daha da acıktırıyor ve dinlenme tesisindeki yarım saatlik yemek ve ihtiyaç molası yardımınıza koşuyor.

şehirler arası otobüs yolculuğu

Dinlenme Tesisine Hoş Geldiniz

Belki günde yüzlerce kez çalan, tesis çalışanlarının dinlemekten bıktığı o soğuk bant kaydı size hoş geldiniz diyor. Ardından tekrardan hatırlatıyor yarım saatlik yemek ve ihtiyaç molası diye. Yemek ve ihtiyaç kavramları böylece ayrıştırılmış oluyor. Çünkü yemek, dinlenme tesislerinde üzerinizdeki para miktarı ile doğru orantılı bir ihtiyaçtır.

Fahiş fiyattaki yemekler ile karnınızı doyurup otobüsün camını yıkayan sarı çizmeli o dayıyı izliyorsunuz. Otobüsün camı temiz olduğu halde her tesiste neden camların yıkandığını sorguluyorsunuz. Bunun bir gelenek olduğunu anlıyorsunuz. Bir geleneği, bir tabuyu çok nadir sorgularlar insanlar ne de olsa.

Yemek ihtiyacınızı ve ihtiyaç ihtiyacınızı karşıladıktan sonra otobüsünüze biniyorsunuz. Anonsla beraber sigaralarını hızlı hızlı içip otobüse binenlerin yaymış olduğu acımtrak koku ile irkilip kendinize geliyorsunuz.

Sonrası ile devamlı bir yol hali.

Yolun sonu, yolun başlangıcı

Varış… Valizlerin indirilmesi ile otogarların o kasvetli hali tekrardan karşılıyor sizi. Askere gidenler, askerden gelenler, tatile gidenler, tatilden gelenler… Gelenlerle gidenlerin hüznünün eşit olduğu bir yer.

Kendi yolunuzu çizmeye başlamak için acele etmeyeceğiniz bir yer otogar. Geçip bir yerde çay içerken valizlerin çalınma ihtimalini düşünmek için iyi bir yer.

Sonuç olarak şehirler arası otobüs yolculuğu

Sonuç olarak bir amacı tamamlamış oluyorsunuz ve varış yerinize ulaştığınızda ne hikmetse birdenbire unutuyorsunuz yaşamış olduğunuz tüm o duyguları. Lakin kalçanız ve beliniz için aynı şeyi söyleyemem. Onların yolculuğu unutması için biraz daha dinlenmesi gerekiyor.

Tüm şehirler arası yolculuğa çıkacaklara iyi yolculuklar diliyorum, yolculuğu tamamlamış olanlara ise yeni başlangıçlarının istedikleri gibi olmasını diliyorum. Bol şans.

İçine değil, dışına kapanık.

4 yorumlar On Şehirler Arası Otobüs Yolculuğu Üzerine

  • Benim fikrim çok vaktim yoktur. Son satırına kadar yazdıklarını okudum. Yorum bölümüne indim, yorum yazmaya başladığımda beynimde birkaç nöronun beşlik çaktığını fark ettim. Sonra, yüzümü o düşünceye çevirdim ve bir kitabımın öyküsünü / konusu daha bulmuş oldum. Hayır hayır, bu kesinlikle bir “yolculuk” romanı olmayacak. Çok daha fazlası olacak!

    Yazdığın bu içerikle “Kitap fikirlerim” notlarımın arasına bir yeni not daha eklememe neden olacak bir fikri keşfetmiş oldum. Eğer vakit bulmayı başarırsam ve bir gün o kitap, fikir olmanın ötesine geçmeyi başarırsa söz; seni mutlaka haberdar edeceğim! 😄

  • Eski yıllarda otobüslerde sigara içilirdi. Sigara derken her türlü tütün mamülü diyelim. Gerçekten çok sıkıcı zamanlardı.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer