Televizyon Neden Tarihe Karışıyor?

Televizyon neden tarihe karışıyor? sorusunu sormadan önce belki televizyon tarihe karışıyor mu? sorusunu sormak daha mantıklı olabilir. Hemen cevabını vereyim; Evet karışıyor. Televizyon her ne kadar uzun bir süre daha hayatımızda olmaya devam edecekse de elbette tarihe karışması yakındır. Bunu oturduğum yerden söylemiyorum tabii ki de. Birtakım kaynaklara ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum.

Bu arada bu yazımda kullandığım tüm grafikleri RTÜK’ün kendi sitesinde yayınlamış olduğu anketlerden aldım. Meraklısı varsa buraya tıklayarak göz atabilir.

İlk önce yıllara göre televizyon izlenme sürelerine bakalım isterseniz.

ortalama televizyon izleme süresi
Burada gördüğünüz üzere her geçen yıl televizyon izleme süreleri gittikçe düşüyor. Mantıken bu sürecin sonunda izlenme süreleri sıfıra yaklaşacaktır.

Neden daha az televizyon izlemeye başladık?

  • Televizyoncuların halka inememesi. Ne demeye çalışıyorum? Şunu demeye çalışıyorum; internet medyacılığı sektöründen yayın yapan yayıncı arkadaşlar daha rahat, serbest, halktan, doğal ve nispeten daha egosuz iken televizyoncu arkadaşların kendilerini daha üst kesimden insanlar gibi görmeleri, daha yapmacık hal ve hareketlerde bulunmaları ve bizim de internet medyacılığı sektöründeki arkadaşları kendimize daha yakın hissetmemiz sonucunda televizyondan uzaklaşmaya başladık.
  • İçerik kalitesinin berbat bir hal alması. Kanalların daha uzun reklam verebilmek ve içeriğe daha az ödeme yapmak için dizilerin sürelerini Hint filmleri boyutlarına getirmeleri sonucunda içerik kaliteleri doğal olarak bozuluyor. Hep diyoruz ya Türk dizileri şöyle, Türk dizileri böyle diye. Aslında dizilerimizin bu halde olmasının nedeni açgözlü kanallar. Yoksa eminim bizden de güzel yapımlar çıkar. Bu dediğime kanıt olarak şu grafiği bırakayım hemen:
televizyon tarihe mi karışıyor
Gözle görülür bir kesim içerik kalitesinin düştüğünden şikayetçi.
  • Reklamların insanı çileden çıkartması. YouTube gibi platformlarda çıkan 5 saniye reklama bile zerre tahammül edemez iken, sırf bu reklamlar çıkmasın diye uygulamalara para verir hale gelmiş iken, neden saatler süren reklam kuşaklarını izleyelim? Bizi televizyondan soğutan en önemli etkenlerden birisi de bu diye düşünüyorum. Bu dediğime kanıt olarak da hemen şu grafiği bırakıyorum:
televizyon yayınlarını izlerken nelerden rahatsız oluyorsunuz?
Görüldüğü üzere insanlar reklamların uzunluk ve sıklığından şikayetçi olduğu gibi bu reklamların yanıltıcı olduklarından da dem vurmuş vaziyetteler.
  • Akıllı telefonların yaygınlaşması. Eskiden telefonlar sadece telefonla konuşmaya yaradığı için ortada böyle bir durum yoktu. Lakin günümüzde bir akıllı telefon ile yapamayacağımız şey hemen hemen yok gibi. Dolayısıyla haberleri telefonumuzdan takip ediyoruz, eğlence ihtiyacımızı video izleyerek, oyun oynayarak gideriyoruz ve giderek televizyona daha az ihtiyaç duymaya başlıyoruz.
  • Yandaş haber kanalları. Atıyorum bir kişi bir yerde hayatını kaybetmiş ve bu olay bir haber yapılacak. Her kanal bu haberi kendi kişisel çıkarlarına göre uyarlayıp bize servis ediyor. İyi de biz propaganda dinlemek istemiyoruz, biz salt haberi duymak istiyoruz. Bırakın da biz kendi kafamızda kendi düşüncelerimize göre siyasileştirelim o olayı. Yeni nesil bu durumun oldukça farkında ve haberleri televizyondan izlemek istemiyor.
  • Dinozor yayın anlayışı. Bundan yıllar önce insanları güldüren espriler artık çöp oldu ama televizyoncular ısrarla düşük profilli esprileri kullanmaya devam ediyorlar. GÜLMÜYORUZ. Gülmeyi geçtim SIKILIYORUZ. Monoton ses tonlarından, zevksizce tasarlanmış stüdyolardan hiç HAZ ETMİYORUZ ve başka alternatiflere yöneliyoruz. Bu dediğime de kanıt olarak hemen araştırmadan bir kesit bırakıyorum:
televizyon neden tarihe karışıyor
Televizyon bu yayın anlayışından dolayı genç kitleyi elinde tutamadı ve artık sadece orta yaş ve üzerine hitap ediyor.
  • Küçük ekranların bizi tatmin etmesi. Bu madde akıllı telefonların yaygınlaşması sonucu oluşan bir durum galiba. Gözlemlerime göre çoğu kişi, bilgisayarı veya televizyonu olmasına rağmen film, dizi, video izleyeceği zaman büyük ekran yerine izleyecekleri içeriği direkt telefonlarından izliyorlar. Kendimden örnek verecek olursam benim de bir şey izleyeceğim zaman bilgisayarımı açmaya üşenip telefonumdan izlediğim çok oluyor. Dolayısıyla küçük ekranlar bizi tatmin ettiği için televizyona ihtiyaç duymuyoruz.

Bir Beyaz Eşya Olarak Televizyon

Beyaz eşyacılar hemen üzülmesinler. Bizdeki eşya fetişizmi devam ettiği sürece yeni evlenen çiftler ultra çözünürlüklü, kavisli, yanar dönerli, çıngıraklı falan televizyonlardan almaya devam edeceklerdir. Şimdi bu aletlerin de haklarını yemeyelim PlayStation oynarken falan baya güzel oluyorlar. Yani bu aletler satılmaya satılıyorlar çiftlere ve oyun salonlarına ama bizim vurguladığımız nokta televizyonun bir eşya olarak tarihe karışması değil yayıncılık olarak tarihe karışması olduğu için bu noktayı es geçiyoruz.

Tüm bu saydığım konuları ele aldığımız zaman televizyon tarihe karışıyor diyebiliriz rahatlıkla. Bu konuda aksini düşünüyorsanız nedenleri ile birlikte yorum yapabilirsiniz.

İçine değil, dışına kapanık.

4 yorumlar On Televizyon Neden Tarihe Karışıyor?

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer