Yaşamak İle Yaşamamak Arasındaki Ağır Muhasebe

Yaşamak ile yaşamamak arasında, var olmak ile yok olmak arasında, nefes almak ile nefes almamak arasında, sonsuz evrende 1.72 metre kare yer işgal etmekle etmemek arasında çok ince bir çizgi var.

Tıpkı sarhoş olmakla olmamak arasındaki o incecik promil farkı gibi.


Var olmak değil, yok olmamaya çalışmak ciddi emek ister.

Vaktiyle 41 yaşında iken bir otel odasında 21 adet uyku hapı ile intihar eden İtalyan yazar Pavese’nin bir eserinin adı gibi; ”Yaşama Uğraşı”

İntihar etmeden evvel tüm yazdıklarını yakıp Yaşama Uğraşı’nı bırakmasının nedeni belki de sadece yok olmamaya neden direnemediğinin cevabını vermek istemesidir.

Tarihe not düşülsün istemiştir: Pavese yaşama uğraşına yenik düştü diye.

Sadece Pavese değil. Zweig de yenik düştü. Nilgün Marmara da.Virginia Woolf da, Hemingway de. Ve daha 51 tanesi de.

Yazabilen herkes sımsıkı tutundu kalemine. Tutunamayan kalemiyle öldürdü kendisini.

Şarkı söyleyebilen herkes sımsıkı tutundu sesine, sözüne. Tutunamayan ses telleriyle astı kendisini.

Resim çizebilen herkes tuvaline tutundu. Tutunamayan kanıyla çizdi son resmini.

Veli ağa ise öküzüne tutundu.

Tutunmak gerekliydi çünkü. Dedim ya yaşamak, yok olmamaya çalışmak ciddi uğraş gerektiren bir eylemdir.

Atila İlhan’ın dediği gibi;” insan bir akşamüstü ansızın yorulur.”

İnsan yorulduğunda ise başlar yaşama uğraşı.

yaşama uğraşı

Yaşamaya devam edebilmek için insanın kendisine kendisinin bile inanacağı yalanlar söylemesi gerek.

İnsanın gece yatmadan hayaller kurması, gündüz kalkar kalkmaz her birisi son derece gereksiz meşguliyetler için kendisini meşgul etmesi gerek.

İnsanın zaman gelip geçerken, her geçen gün biraz daha yaşlanırken yok oluş gerçeğiyle yüzleşmemesi gerek.

İnsanın var olmanın getirdiği bu dayanılmaz ağrıya göğüs gerebilmesi için yokluğu değil varlığı anlamlandırması gerek.


İnsan yaşama uğraşına yenik düşen birisinin haberini aldığında söz konusu kişi için yaptığının anlamsız olduğunu söyler. Oysa kimse kendi hayatını sorgulamaz.

Bu son derece anlamsız var oluşun içindeyken, insan varlık ateşinin, yokluğun sonsuzluğu altında bir saman alevi gibi parlayıp söneceği gerçeğini anladığında, içsel hesaplaşması ve yaşayıp yaşamamanın muhasebesi altında ezilir durur.

Yaşamak sancılıdır. Yok olmamaya çalışmak daha da sancılı.

Asıl olan şey hiçliktir. Varlık ise bu sonsuz boşlukta koca bir yanılsama, narin bir saman alevi…

İçine değil, dışına kapanık.

5 yorumlar On Yaşamak İle Yaşamamak Arasındaki Ağır Muhasebe

  • Şairin dediği gibi:
    “Dayan kitap ile,
    Dayan iş ile,
    Tırnak ile diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile…”

    Ama gün geliyor; dünyanın pul kadar bile değeri kalmıyor gözünde. Ne iş, ne sanat, ne makam, ne şöhret… İnsanın onulmaz yarası, yaşama şevkini kırıyor. İnsan olmak ne zor!

    • İnsanı hayata bağlayan gri dünyanın gökkuşakları şairler, sanatçılar. Onlar da olmasa iyice çekilmez olurdu bu dünya.

      Pes etmeden, kendimizi kandıra kandıra yaşamaya çalışıyoruz işte. Fakat an geliyor ki insan tutamıyor kendisini.

  • Yazı gerçekten ağır olmuş hocam pisikolokluk bir durum olabilir mi

  • Yaşamak gerçektenzor sanattır. herkes yaşayamaz. herkes ölemez de bunun için insanın belli bir eğitim seviyesini aşması gerekir. Tabi yaptığı şeyi anlamlandırabilmesi için. zaten cehalet bir erdemdir. ona karşı çıkmıyoruz. çünkü cahil insan bilmez bilmezse anlama anlamazsa üzülmez o halde cahil insan mutludur. ya cahil olmalı insan ya da ölmeli bence çünkü kafası çalışanlar için bu dünya ızdıraptır.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer