Yeraltı Edebiyatı Nedir Ne Değildir? (Detaylı)

Özellikle -ülkemizde- son zamanlarda daha çok gün yüzüne çıkmaya başlayan ve benim de edebiyatta en sevdiğim tür olan, okumaktan en çok zevk aldığım ve kendimi en yakın hissettiğim tür olan yeraltı edebiyatı üzerine konuşmak istiyorum biraz. Öncelikle yeraltı edebiyatının ne olduğundan bahsedelim, ardından yeraltı yazarlarından, filmlerinden de konuşuruz.

Yeraltı Edebiyatı Nedir?

Yeraltı edebiyatı 1800’lü yılların sonlarında ve 1900’lü yılların başlarında oluşmaya başlayan gerçekçi, sert ve aykırı bir edebiyat türü olarak nitelendirebileceğimiz bir türdür.

Yeraltının en büyük dayanaklarından birisi insanlığın en ilkel ve temel kavramlarından korku ve kötülük kavramıdır. Diğer türlerde iyi/kötü tartışması varken bu türde kahramanlar değil de antikahramanlar tarafından kötücül düşünce, tam olarak yüceltilmese de okuyucuya farklı bir gözden sunulur.

Korku, kötülük alkolizm, cinsellik, küfür, argo, sokak jargonu, anarşizm, aykırılık temaları yeraltı edebiyatında bir yaşam tarzıdır.

Kanımca yeraltı edebiyatının 1900’lü yıllarda iyiden iyiye baş göstermesinin nedeni tam da bu yıllarda sanayi devrimleri, şehirlileşme ve dünyada kapitalist dünya düzeninin iyiden iyi baş göstermeye başlamasıyla bu yeni dünya düzeninde; plastikleşen, şehirleşen, belirli kurallar altında ezilmeye mahkum kalan, belirli toplumsal normlar ve ahlak yasaları altında kendisini rahat hissedemeyip, bu dünya düzeninde kendisine anlamlı gelebilecek yer bulamayıp, dayatılan gerçeklik haricinde kendi gerçekliğini yaşamaya çalışan insanların daha doğrusu edebiyatçıların var oluşudur.

Yeraltı edebiyatı

Bu bağlamda yeraltı kavramını altkültür olarak da nitelendirebiliriz. Kısaca altkültürden de bahsedelim.

Altkültür nedir?

Altkültür, belirli hakim bir kültür grubu içinden tam olarak kopmasa da önemli noktalarda ayrılmış bir alt gruptur. Bu önemli noktalara, cinsellik, toplumsal normlara bakış açısı, giyiniş tarzları, müzik tarzları, çeşitli değer yargıları örnek verilebilir.

hippiler, travestiler,marjinaller, spesifik siyasi düşünceleri olan insanlar birer altkültür üyesi olduğu gibi yeraltı yazarları ve okurları da ebebiyat kültürü içindeki veyahut hakim kültür içindeki altkültür üyeleridir diyebiliriz.

Yeraltı Edebiyatının Özellikleri

Yeraltı edebiyatı nedir sorusunun cevabını daha iyi verebilmek ve yeraltı edebiyatını daha iyi anlamak için bu edebiyat türünün özelliklerine göz atıp aşina olmak gerek. Beraber inceleyip yorum yapalım.

Gerçekçilik

Yukarıda yeraltı edebiyatını gerçekçi olduğundan bahsetmiştim. Bu gerçekçiliğin nereden geldiğini sorgulayalım.

Normal edebi eserler okuduğumuz zaman bu eserlerde insanoğlunun bazı kötücül sanrılarından, karakterler arasında yaşanan cinsel etkileşimlerden, çeşitli şiddet öğelerinden eğer hikayede önemli yer teşkil etmiyorsa bahsedilmez. Bahsedilse bile detay verilmeden üstünkörü anlatılıp geçilir.

Oysa yeraltında tıpkı hayattaki gerçeklik gibi karakterler arasındaki cinsellik, şiddet olgusu, kötücül düşünceler ve eylemler tüm çıplaklığıyla yer alır.

Yeraltı metinleri son derece sahicidir. Okurken kendinizi hayatın, sokağın ve mahallenin tam içinde bulursunuz. Bir olay karşısında fırlayan sinirleri, edilen küfürleri, alkolik tipleri, ağzından küfür eksik olmayan tiplemeleri tıpkı sokağınızdakiler gibi görür görmez tanırsınız.

Yeraltı edebiyatında fantastik öğelere ve olaylara da yer verilmez. Bilakis hem toplumda hem ana akım edebiyatta göz ardı edilen olaylara, imgelere ve durumlara daha çok yer verilir.

Antikahramanlar

Bu maddeyi açıklamadan evvel dilerseniz antikahraman kavramına açıklık getirelim.

yeraltı edebiyatının özellikleri

Antikahraman Nedir?

Antikahraman tahmin edebileceğiniz gibi kahraman kelimesinin tam tersi bir kavramdır. Bu terim karşımıza özellikle edebiyat ve sinema alanında çıkar.

Popüler kültür kahramanlarının ideallerinin, yaşam tarzlarının, hayallerinın, davranışlarının tam zıttı özelliklere sahip olan karakterlerin hepsi birer antikahramandır.

Edebiyatta antikahramanlar

Edebiyat alanındaki antikahraman kavramını kafanızda daha iyi pekiştirebilmek için Vikipedi’den almış olduğum edebiyattaki antikahramanlara örnek veren bu fotoğrafı buraya bırakıyorum:

Edebiyatta antikahramanlar

Antikahraman kavramına iyice açıklık getirdiğimize göre devam edebiliriz.

Yeraltı edebiyatındaki en önemli unsurlardan birisi bu karakterlerin varlığıdır. Bu metinlerde bu karamsar, içine kapanık, hayatta diğer insanların deyimi ile tırnak içinde bir baltaya sap olamamış, varoluşçu, büyük idaelleri olmayan, alkolik, seks ve kadın düşkünü, küfürbaz, rüküş giyinen, kendini toplumdan soyutlamış, toplum tarafından dışlanmış karakterlere oldukça bol rastlarız.

Sanırım yeraltı edebiyatını bu denli seviyor oluşumun nedeni benim de bu kitaplarda geçen karakterlerlerle benzer düşüncelerimin olması. Tam anlamıyla onlar gibi yaşayamasam da, toplumdan kendimi tamamen soyutlayamasam da, yaşamak için düzgün giyinmeye çalışıp, az alkol tüketmeye çalışıp, az küfür etmeye çalışıp toplumun kabul ettiği yuvarlak ve köşeleri olmayan adamlar gibi yaşasam da benliğimin özünde dışarı taşmayı bekleyen bir antikahraman oluşundan dolayıdır.

Tıpkı yeraltı yazarları gibi, yeraltı karakterleri gibi bu dünya düzeninde kendime sahici bir yer bulamayışımdan, sentetik, plastikleşen karbonmonoksitten ve gri betondan oluşan şehirli ve samimiyetsiz dünyada ben de ancak aykırı yanıma tutunarak, yeraltına tutunarak hayatta kalabiliyorum.

Amaçsızlık

Yeraltı edebiyatının özelliklerinden bir başkası da marjinal fayda sağlama amacının olmamasıdır.

Yazılan metinlerde hiçbir ana fikir, öğreticilik ve fayda sağlama teması bulunmaz. Normal romanlarda veyahut diğer türlerde de olmuyor diyebilirsiniz ama en basitinden bir aşk romanının ana temasına çok rahat ulaşabilir, anlatılmak istenen alt fikri çok rahat anlayabiliriz. Ama mantıken baktığımızda da yukarıda sözünü ettiğim karakterlerin yaşantılarından ve düşüncelerinden en azından normal toplum gözünden bir eğiticilik, öğreticilik beklememiz saçma olur.

Türkiye’de Ve Türk Edebiyatında Yeraltı Edebiyatı

turkiyede yeralti edebiyati

Yeraltı edebiyatının 1800’lü yılların sonu ile 1900’lü yılların başlarında iyiden iyiye baş gösterdiğini söylemiştim. Fakat bizim ülkemizde ancak 1990’lı yıllardan itibaren bu edebiyat türü yeni yeni filizlendi.

Bunun nedenini aslında çok uzakta aramaya gerek yok. Anadolu insanının sosyolojik yapısına biraz hakim olmak bu durumu açıklayacaktır. Yusuf Atılgan’ı Anlamak isimli yazımda bahsettiğim gibi, eleştirmenler o zamanlar Aylak Adam’ı bile fazla batıcıl düşünce yapısına sahip olduğu için eleştirmişlerdi.

Bizim ülkemizde sanayileşme, şehirleşme gibi kavramlar çok daha sonra gerçekleşmiş olduğu için henüz çok daha tutucu, gelenekselci, köylü Anadolu halkına 90’lardan önce yeraltı edebiyatı pek sıcak gelmemiştir.

Fakat ilerleyen yıllarda fanzin ve dergi, kültürünün artması, batılı müziklere karşı artan ilgi, şehirlileşme, gibi durumlar edebiyata olan ilgide de değişime yol açtı ve yeraltı edebiyatı hem okunmaya hem yazılmaya başlandı.

Yeraltı Edebiyatı Yazarları Ve Kitapları

Bu kadar yeraltı edebiyatından bahsetmişken birkaç kitap önerisinde bulunayım.

  • Dostoyevski-Yeraltından Notlar: Kitabın isminde bile yeraltı kelimesi geçmesi hoş bir durum. Kitabı pek anlatmayacağım. İlk cümlesi ben hasta bir adamım diyerek başlıyor.
  • Charles Bukowski‘nin tüm kitapları.
  • Chuck Palanhiuk’un tüm kitapları. Bilhassa-Dövüş Klubü ve Ölüm Pornosu
  • Hakan Günday‘ın Kinyas ve Kayra başta olmak üzere tüm kitapları.
  • Jack Kerouac‘ın tüm kitapları.
  • Metin Kaçan-Ağır Roman
  • Marquis de Sade- Yatak Odasında Felsefe
  • Oğuz Atay‘ın Tüm Kitapları. Bilhassa Tutunamayanlar
  • Küçük İskender
  • John Fante– tüm kitapları
  • Ayrıca varoluşçu yazarlara göz atılabilir. Sartre-Bulantı gibi. Bulantı benim zihnimde vurucu bir etki yapmıştı.
yeraltı edebiyatı yazarları

Yeraltı Edebiyatı Filmleri

  • Fight Club (Aynı isimli kitaptan uyarlama)
  • Ağır Roman (”)
  • Yeraltı- Zeki Demirkubuz
  • Factotum (Bukowski’nin aynı isimli kitabından uyarlama)
  • Naked Lunch-David Cronenberg
  • Barfly- (senaryo Bukowski)
  • Trainspotting- Danny Boyle
  • A Clockwork Orange-Kubrick
  • Ask the Dust- (John Fante Uyarlama)

Dilim döndüğü kadarıyla yeraltı edebiyatı nedir sorusuna cevap verip, aklıma gelen yeraltı edebiyatı yazarlarına ve yeraltı edebiyatı filmlerine örnekler verdim. Gözden kaçırdığım birçok film, kitap veya madde olabilir. Yorumlardan ekleyebilirsiniz bunları.

Yeraltıyla kalın!

İçine değil, dışına kapanık.

Bir yanıt bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer